Aykut Enişte filmini duymuşsunuzdur. 1'i ne zaman çıkmıştı bilmiyorum ama klasik ön yargımla Recep İvedik tarzı bir şey olduğunu düşünerek gitmemiştim. Geçtiğimiz günlerde 2'si çıkmış ve arkadaş grubum gitmeyi çok istediğinden dolayı onlara eşlik etmek ve gülmeye ihtiyacım olduğu için gülme amacıyla gittiğim bir film oldu. Ancak gülmekten çok göz yaşı döktüm desem yeridir :)
Aykut Enişte meğer yetimhanede büyüyen bir çocukmuş ve iyi niyetin, temiz kalmanın önemini anlatıyormuş. Küçük bir Esnaf olan Aykut, çok zengin bir ailenin çok güzel bir kızıyla evlenme aşamasında ve öyle güzel sahneler var ki, sadece kişiliğine ve temiz kalbine güvenilen Aykut'un bu sebeple o kadar değer görmesi gibi... Yani sadece karakterlerin, kişiliğin ön planda olduğu, bunların öne çıkarıldığı bir film olması beni afallattırdı önce. Çünkü dediğim gibi ön yargıyla ilkine gitmediğim ve buna da ön yargıyla gittiğim, aşırı yüzeysel bir film olduğunu düşündüğüm bir filmdi. Felsefe bölümünden okul arkadaşımın "Sen öyle filmler mi izliyorsun" dediği türden bir filmdi ne de olsa. Ama asıl hikayeyi kaçıranın kendisi olduğu açık :)
Neyse lafı uzatmayayım. Aykut Eniştenin hikayesi babama çok benziyordu. O nedenle her o tarz sahnelerde babam aklıma geldi ve gülmeye gittiğim film bir dram'a dönüştü bende. Babam da 3 yaşında yetimhaneye bırakılmış, 17 yaşına kadar mücbir sebeplerden orada yaşamak zorunda kalmış ve hayatın ona getirdiklerini olduğu gibi kabul etmiş bir adam. Hayalimde onun hayatını kitaplaştırmak gibi bir şey var umarım yapabilirim. İşte gerçekten belki hepsi değil ama orada büyüyen çocukların çoğunda bu iyi niyet kalıyor. Çünkü inanmak istiyorlar ve inanmaktan başka bildikleri bir şey de yok. Çaresizlik böyle bir şey çünkü. Taktikler, yalan, dolan, entrika, yüz görümlülüğü, bunları bilmiyorlar ki. Bilmedikleri şeyleri başkaları yaptığında onu nasıl anlasınlar?
Yaşamı boyunca iyi niyeti sebebiyle zaman zaman en yakınları tarafından bile hüsrana uğratılmış babamdı işte Aykut Enişte. Bu filmden bu kadar çok anlam çıkaracağımı bilmeden giderek bana güzel bir tokat attı gerçekten film. Yine mi ön yargılarına yenik düşüyorsun, dedi.
İşte bu saflığı anlatan bir filmdi Aykut Enişte. Sizin de benim gibi ön yargılarınız varsa bunları bir kenara bırakın diye yazıyorum bu yazıyı :)
Belki Aykut Enişte sizin de çevrenizden biridir, kimbilir... Gidin ve görün.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder