anne baba devlet gibidir.
önce olması çokda gerekmeyen şeyleri oldurmanızı öğretirler
onları yaptığınızda ise başkalarına söyleyecek güzel şey yarattığınız için sevinirler
cümle şudur "senin gibi bi evladım olduğu için gurur duyuyorum"
gurur duymak; yapılanı yaptığın çevrede kötü imaj yaratmadığın içindir.
yapmasan da seviyorum seni demezler.
bi baltaya sap olmayan evlat haırsız evlattır örneğin
çalışmanız gerektiğinde iş bulamadığın için kötüsündür
bulduğunda ise yetiremediğin için
memnun olma' içgüdüleri yoktur onların.
tıpkı devletin de işsizine sahip çıkmadığı, iş bulup da beğenmedi diye bir
daha uzun süre iş bile vermemesi gibi.
devlet de çalışmayan işçiyi sevmez çünkü, ülkesinde kötü imaj yaratanı sevmez, diğer ülkelere
yaranması gerekiyordur çünkü.
inan suver'in vicdani rettinin kötü imaj yaratması yüzünden gözaltına alınması gibi örneğin.
sevmezler böyle adamları. bunlar aykırı, yapılması gerekeni yapmayan, yaptıgının bir işe yaramayacağı düşünülen tiplerdir.
sanat yapmanız istenilmez, desteklenmez. sanat para getirmez çünkü
sanat yapan çocukla gurur duyulmaz çünkü.
önce sorulan sorunun cevabı kötüdür çünkü sanat yapan da.
"ne kadar kazanıyor" sorusu kötü olan her iş kötüdür onların dünyasında.
kazanç getirmeyen gönüllü işlere katılmanız evde facia yaratcak gibidir.
"boş işlerle uğraşmayın" cümlesi vardır onların.
işin kötüsü; hep haklıdır anne baba da devlette.
hiç bir zaman sizin haklı olabileceğiniz ihtimalini göz önünde dahi bulundurmazlar.
belki gayet iyi anladıkları halde anlamak istemezler sizin tek başıunıza büyük işler başarma peşinde koşmanızı.
birşeyler kazanmanız yetmez. hep yanlarında, dizlerinde onların emirleri ve kurallarıyla yaşamanız istenir.
yalnız kalmak isteme durumunuzu ise oıldukça yadırgarlar. "ben bugün doğaya çıkıp kamp kurup kendimle kalayım biraz"
cümlesini kurmaya okadar korkarız ki, bir yığın açıklama istenilecek ve nihayet yine onların dediği gibi olacak' korkusudur bu.
yalan söylemek zerre kadar istemediğimiz halde, onlara evrensel ahlak yasasının gereksizliğini anlatmakla vakit kaybetmemek için yalan söyleme ihtiyacı duyarız
bazen o kadar iyi anlaştığımız kahakahalrla vakit geçirdiğimiz, yapmak istediklerimize engel olmadıkları
güzel zamanlar nadirdir.
Ne yapsanız iyi olamazsınız bazı anne babaların gözünde,
sürekli şikayet edilcek birşey bulurlar. yada sizden iyisini yapan biri mutlaka vardır
ülkenin beyin göçü sahip çıkılmayan yapılan bir türlü menun olunmayan devlet kafası yüzündendir.
fakat o göç eden beyin başka bir ülkede nam kazandığında kimliğinde 'türk' yazılıyor diye birden sahip çıkasımız tutar
biz'den çıktı. sanki kendileri onun bilim veya sanat hayatına çok katkıda bulunmuş gibi 'biz'den çıktı' cümlesi vardır onların
çünkü engel olunamaz bir kimliğiniz vardır. orada neyi nerede ne şekilde ne zorluklarla yaptığınız yazmaz.
orada sadece kim tarafından dnyaya geldiğiniz, ve nerede dünyaya geldiğiniz yazar.
ve bunlar hep ön planda tutulur. dünyaya gelinen yer ve dünyaya getiren kişi ne kadar sorumsuz, duyarsız ve bencil olsa da.
bu yüzden Marx: öyle bir davranış da bulununki evrensel ahlak yasası olsun' demşitir.
engel olunamayan ahlak yasalarımız vardır bizim. yıkamayacağımız için içine girmeye çalışırız
Kazım, Deniz, Mahir gibileri bunu başaran nadir insanlardandır.
Hem iyi çocuk hem topluma göre kötü olan davranış da bulunmak imajını yaratmak zordur.
Halbuki o bize kapı olan topluma görü kötü imajlı davranış; annelerin 'boş işlerle uğraşmayın' cümlesinde ki iş den doğmuştur.
Deprem olduğunda götü tutuşan halkın sokakta yatması yadırganmazken, normal bir gün de sokakta yatmanız günün en büyük olayı haline gelir.
o günkü huzuru orda bulmanız değildir önemli olan. önemli olan, yaptığınız davranışın yersizliğidir onlara göre.
eviniz aileniz vardır çünkü, ne diye dışarda yatarsınız?
ilk insanların doğayla iç içelikten bu denli kopması sonucu, şimdi çadırda yatmak bile yadırganır halde gelmiştir.
anne baba ve devletin eserleridir bu yargılar.
çünkü onlar çocuk olduğunda yadırganmışlar ve doğru olan ne öğretildiyse ona inandırlmışlardır.
siz ne kadar onların mutluluğunu düşünsenizde, bir yalnız yaşamak isteğiniz duyulduğunda 'bencil' damgası yersiniz.
onlar için yapılan o kdar şey boşunadır, çöptür,depozit parasıdır.
BİZ' İSTENİLENİ DEĞİL, İSTEDİĞİMİZİ YAPMAK İSTEYEN ÇOCUKLAR. BİZ KÖTÜ ÇOCUKLARIZ.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder