12 Mart 2013

Deneyememe

1'i zar zor bitirdiğim, 2 ve 3'ü ise hikâye okur gibi izlediğim Yüzüklerin Efendisi serisinden sonra aklımdan çıkmayan birkaç sözden biri;

"Dünya nasıl daha önce olduğu gibi olabilirki, onca kötü şey olmuşken? " idi. 

Her zaman yaptığım şeyi yaparak bunu her açıdan düşünüp, çoğu eylem ve olaylarımıza uyguladım. Birey açısından baktığımda; 
İnsanın kötü olaylarla karşılaştığında, o günden itibaren değişmeye de başladığı gözüktü gözüme.  
Bilerek yaptığımız ama "yapmasaydım" dediklerimiz bile aynı şekilde yerleşip değiştiriyorlar bizi. Çıkmıyorlarki hiç akıldan, akıldan çıkmayan şeyi de hiç girmemiş gibi nasıl düşünebilirizki? 

İşyeri açısından baktığımda; 
Ufacık da olsa biriyle bir sorun yaşadığımızda, bir daha hiçbir gün oraya eski gittiğimiz ruh hâliyle gidemiyoruzki? "Bugün ne sorunu yaşıcaz bakalım." larla gidiyoruz. 

İlişkilerde de aynı şey geçerli; 
Aşık olarak başladığımız ilişkiler, zamanla bir sürü devinim ve sorun geçiriyor. Eskiyor ve yıpranıyor bildiğin. O "aşk" yıpranıyor en çok, evde kullandığımız koltuk gibi birşey, kullandıkça yıpranıyor işte. O yıpranmışlıktan sonra koltuk ilk aldığımız gibi veya ilişki ilk aşık olduğumuz gündeki gibi olmuyorki. 

Dünya zaten öyle, ülkeler falan; 
Siyasi sorunlarla çabalar harcayıp duruyorlar, bugün iyi niyetli bir hükümet de gelse, o kadar kötü şey açığa çıkmışken, hiçbir şey olmamış gibi inanamazki insanlar ona, güvenemezler. 

Onca kötü şey de olmak zorunda değil mi ama? Kötü şeyler illaki olacak, bana göre kötü olmayan başkasına kötü gelecek çünkü. Yani bu hep böyle olacak, hiçbir zaman ilk hâlimiz gibi olamayacağız. 

Bugün öğrendiğimiz güzel şeylerden biri ise, (gerçi tartışmaya da çok açık..) 
Nietzsche'nin bu duruma da tedavi olacak bir öğretisi idi; 

Çocuk olmak insanlığın en üst hâline yakın olandır, çünkü sürekli unuturlar. "Yapma!" dersin, unutur gene yaparlar, dairelerini tam olarak çizer sürekli aynı yere geri dönerler, 5 dakika sonra unutarak aynı şeyleri hep farklı şekilde ve yepyeni birşeymiş gibi yaşarlar.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder