Eskiden delilerden korkardım.
Nedense hep de beni bulurlardı.
Her yerde pat diye karşıma çıkıp tanışmak isterlerdi. Hatta mahallede bir tane deli sapığım vardı. Liseden beri sınıfın kapısında bekler "Denizi çağırın, denizi çağırın!" derdi çocuk, yakın zamana kadar da, duraklarda ne zaman gözüm dalmış bekliyor olsam pat diye karşımda belirip "DENİZ DENİZ BENİ HATIRLADIN MI?" diye ödümü kopartıyordu. Bende korkumdan hayır diyip kaçardım, bir yere kadar peşimden aynı cümleyi kurarak gelirdi. Sonra pes edip giderdi.
Dediğim gibi tırsıyordum delilerden hep garipsiyordum onları.
Delilerden korkmadığımı farkettim bugün.
Oradan çıktı bu yazı da zaten.
Karşımda deri ceketli, açık mavi gömleğini beyaz atletin ve fırlayan göbeğin üzerinden zor iliklemiş esmer biri oturuyor. Baya da kıllı bir arkadaş.
Kılığı ve tavırları bana onun deli olabileceğini düşündürdü.
Sonra dedim ki "Aman iyidir boşver! Deliden zarar gelmez!"
Evet artık bu cümleyi kuruyorum.
Bombacı olmasındansa Deli olsun!
Fanatik bir parti taraftarı olmasındansa Deli olsun!
Ukala aptal bir tip olacağına Deli olsun, özgür olsun.
Deli ve özgür adamdan zarar gelmez Deniz dedim kendi kendime.
Kafası özgür onların çünkü.
Akıllı adamlardan korkmak lazım asıl dedim.
Belki bende delirme aşamasındayımdır o yüzden onları anlamaya başlamışımdır bilmiyorum ama, felsefe derslerinde de görüyoruz; insan özüne en yakın davrandığında deli gibi davranırmış, insan özünde hep iyi ve yardımsevermiş, başkaları acı çekmesin diye hareket eden bir içgüdümüz varmış mesela.
Demek ki deliler bunlara en yakın olanlar şu an, diye düşündüm.
Yani aslında en iyi insanlar onlar.
Baktığımda hakkaten de bana akıllı insanlardan gelen zararın 100'de 1'i bile delilerden gelmemiştir. Korkmuyor olsaydım o zamanlar, durumu eğlenceli bile kılabilirdim aslında.
Umarım artık gerçekten korkmuyorumdur.
Ve dikkat edin, deli biriyle eğlenebildiğiniz kadar asla akıllı biriyle eğlenemezsiniz.
Hatta insan akıllılaştıkça sıkıcılaşıyor bile diyebilirim bence.
Nokta.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder