Kitap okumak günümüzde hem unuttuğumuz hem de ihtiyaç duyup vakit ayırmak için çaba harcadığımız bir etkinlik haline geldi. Kiminle konuşsanız mutlaka okuduğu veya okumak istediği bir kitaptan bahseder. Otobüslerde bir kısım kişinin elinde iyi-kötü, popüler veya eski çeşit çeşit kitap görebilirsiniz. Aslında evet okumayı hayatımıza zorla da olsa sokmamız gerektiği bir gerçek. Çünkü internette birçok yalan yanlış bilgi dönse de kitaplar bize daha doğru bilgiler ve daha kapsamlı düşünme yeteneği kazandırır. Ancak günümüzde yaşanan bir sorun da kitap alıp okurken kolay sıkılıp bir kenara atıyor olmamız ne yazık ki. İnternetten her şeyin hızlısına o kadar alıştık ki, kitap okumaya vakit ayırmak zor geliyor. Çabucak okuyalım bitsin istiyoruz. Ancak böyle bir dünya kitaplarda yok, olmamalı da zaten.
Peki ne yapmalıyız okuma alışkanlığı kazanmak için?
Eğer uzun zamandır kitap okumuyor ve tekrar bu alışkanlığı kazanmak istiyorsanız keyifli kitaplar tercih etmenizi öneririm. Okurken akan, adeta kaç sayfa okuduğunuzu sayamayacak kadar sizi alıp götürebilecek kitapları... Sırtınızı yaslayıp, şaşırarak ve ilginizi çeke çeke okuyacağınız bir kitap olmalı. Yani sırf popüler diye alıp şunu okuyalım demediğiniz, sizi yansıtan bir kitap türü tercih edin. Örneğin; başkalarının hayatlarını merak eden bir insan mısınız? Entrika dolu roman türünde kitaplar tercih edin. Kendinizi geliştirmeyi seven, alıntıların her birinden ders çıkarmayı seven bir insan mısınız? öğretici makale tarzında kitapları tercih edin. Paulo Coelho ve Robin Sharma bu konuda önerim olabilir. Müzikle uğraşmayı çok seviyor ancak iş okumaya gelince sıkılıyor musunuz? Sevdiğiniz müzisyenleri veya müzik tarzını anlatan kitapları tercih edin.
Çok uzun süredir kitap okumayan bu alışkanlığı kazanmak için de hiçbir şey yapmamış olmanız da kitap okumaya asla alışamayacağınız anlamına gelmez. Bu sınıfa girenler için de çok güzel önerilerim var. Örneğin; Aylak Zevkler Kitabı. Bu kitap o kadar basit ve bir yandan da o kadar keyifli ve öğretici ki, elinize aldığınızda kendinizi sık sık sayfa çevirirken bulacaksınız. Çünkü her sayfa şiir gibi sadece birkaç dizeden oluşuyor, üstelik çok da keyifli dizeler. Ayrıca sayfaları çevirmiş olmak, ilerlemiş olmak da motivenizi artıracaktır. Daha sonra Stefan Zweig’in ince hikaye ve roman tarzında kitaplarına geçebilirsiniz. Bunlar da çabuk biteceği için yine sizi motive edecektir. Bu kitaplara bir kaç örneği aşağıda sizin için sıralıyorum:
- Stefan Zweig - Bir Kadının Yaşamındaki Yirmidört Saat
- Stefan Zweig - O muydu?
- Tom Robbins - Bi Bira
- Alain De Botton - Aşk Dersleri (Bu biraz uzun ancak sürükleyici bir hikaye)
- Haldun Taner - Küçük Harfli Mutluluklar
Bunların yanı sıra, sadece gülmeyi eğlenmeyi sevenler için de Aziz Nesin’in ince küçük hikayelerini tavsiye edebilirim. Aziz Nesin’in kalın kitapları bile hikayelerle dolu olduğu için sürükleyici ve eğlendiren tarzda ancak siz yine de küçüklerle başlayıp kendinizi motive edebilirsiniz.
Alışkanlığı Kaybetmemek İçin Ne Yapmalı?
İşin kolay kısmını, bana göre kolay, geçip okuma alışkanlığı edindiğinizi farzedelim. Bunu ne zaman anlarsınız? Kendi kendinize “Şimdi hangi kitaba başlasam ya?” sorusunu sorduğunuzda anlarsınız. Bu aşamayı geçtiğinizde önemli olan bir diğer aşama da bu alışkanlığı sürekli hale getirmek olacak. Sürekliliğinizi kaybetmemek için arada sıkıldığınız kitaplara geçseniz dahi mutlaka yanında bir de eğlenceli kitabınızı eksik etmeyin. Örneğin; arkadaşınız bir kitap önerdi, içeriği de çok güzel öğretici, ancak çok sarmıyor, biraz zor ilerliyorsunuz. Böyle durumlarda yanına çerezlik daha anlaşılır, basit bir kitap tercih edin. Kitap okumak istediğinizde önce eğlenceli olan kitabı elinize alın, biraz okuduktan sonra esas kitabınıza geçin, böylelikle kitap okuma isteğiniz geldiğinde direk zor kitabı elinize alarak kitap okumaktan soğumayacaksınız. Hatta bazen zoru hiç elinize almayın eğlenceli olanı alın ve biraz okuyup bırakın, daha uzun ve sakin bir zaman da size zor geleni elinize alın.
Tabii kendinizi çok zorlamanın da kesinlikle lüzumu yok. Eğer bir kitap bir türlü sizi saramıyor, alıp götüremiyorsa, size zarar vermekten başka bir işe yaramaz. Çok zorlamadan o kitabı yavaşça yere bırakın ve geri çekilin… Bir kitabı yarım bırakmaktan kimse ölmez merak etmeyin. Bu tarz etki yaratan kitaplar illa 900 sayfalık kitaplar da değil, bazen tam tersi 800 sayfalık bir kitap sizi gayet sararken, 200 sayfalık kitap yorabilir. Yorulduğunuz kitapları kendinizi zorlayıp da okuyarak kitap okumaktan soğumayın.
18-25 yaş arası için kitap okuma alışkanlığı kazanmaya, sevdikleri etkinlikler üzerine yazılmış kitaplarla başlamalarını tavsiye ederim. Kamp yapmayı seviyorsanız, kamp üzerine yazılmış, doğa üzerine yazılmış bir çok öğretici kitap mevcut. Bunlar ile başlayabilirsiniz. Rock müzik seviyorsanız, 80’ler yabancı rock müzisyenleri üzerine yazılmış, onların turne yolculuklarını ve özel hikayelerini anlatan kitaplar mevcut. Bunlar ile kendinizi veya bu yaşta çocuğunuz varsa onları teşvik edebilirsiniz.
18’den küçük yaştaki çocuklarınıza kitap okuma alışkanlığı edindirmek istiyorsanız, ellerinden telefon düşmüyorsa onlar için de şöyle bir önerim olacak: sevdikleri müzisyenler ve gezi kitaplarını telefonlarına yükleyin, kitap okuyucu uygulamalardan bu kitapları okusunlar ve bir arkadaşlarının aynı kitaba başladığını, hangisi önce bitirirse sevdikleri bir etkinliğe gitme hakkı kazanacaklarını söyleyin. Böylece kendilerini yarış içerisinde hissederek okumaya teşvik olacaklardır. Sevdikleri bir konsere gitmek için sizden izin istiyorlarsa, onlara ince bir hikaye kitabı verin ve bunu bitirip bana anlattığında gidebilirsin, diyebilirsiniz.
İlk zamanlar zorlama olarak başlayacaklar belki ama ileride bu kitaplar hakkında konuşabilecekleri ortamlar olduğunda, bu etkinlik hoşlarına gidecek, daha fazla öğrenme ihtiyacı duyacaklar. Belki kitabı sevecekler ve daha fazla o konu hakkında şey öğrenmek isteyecekler. Bir süre sonra bir bakmışsınız kendileri kitap araştırması yapıyor ve kendileri kitap alışverişi yapmaya başlamış. Emin olun biraz çaba sarfettiğinizde bu sonuç kaçınılmaz olacaktır.
Yoğun iş hayatından da kitap okumaya vakit ayıramayanlarınız oluyor eminim. Bu durumda kitap okumayı dinlenme arası olarak görün. Gerçekten bilimsel olarak da kanıtlanmış; kitap okumanın beyni dinlendirdiği… Çünkü beyin normalde birçok şeyi aynı anda düşünüp yoğun ve stresli bir hal alırken, kitap okurken tek bir şeye odaklanıyor ve böylece dinlenmiş oluyor. Bir nevi meditasyon biçimi aslında. 20 dakika kitap okuduktan sonra, öncesini ve sonrasını tartın, gerçekten kendinizi daha dingin hissettiğinizi farkedeceksiniz.
Sonuç olarak;
Kitap okuma alışkanlığını kazanmak için yapılması gerekenleri sıraya koyduğumuzda karşımıza aşağıdaki gibi bir tablo çıkıyor. Şimdi siz hangi aşamadasınız diye bir düşünün ve durumunuza göre bir sonraki adıma geçmekten çekinmeyin. Keyifli okumalar…
- İlgi alanlarınızı keşfedin, bunlar üzerine yazılmış kitapları edinin.
- İnce kitaplar ile başlayın.
- Sizi güldüren, eğlendiren kitaplar edinin.
- Sık sık sayfa çevirebileceğiniz, içeriği kısa ve öz olan tarzda kitaplar ile devam edin.
- Bir kitabı okurken zor ilerlediğinizi farkettiğinizde, eğlenceli ve ince ikinci bir kitap edinin. Kitap okumak için vakit ayırırken önce eğlenceli olanı alın veya zor olandan sıkıldığınızda eğlenceli olanı elinize alın kitap okuma sürenizi eğlenceli olanla tamamlayın ki, kitap okuma sürenizin anısı güzel kalsın. Kim en son kitap okuduğunda çok sıkıldığını hatırlayınca tekrar kitap okumak ister ki?
- İlginizi kaybetmemek için, araya hiç boşluk sokmayın, her zaman devam ettiğiniz bir kitabınız olsun. Sık sık okumaya vaktiniz olmasa bile, “bitirmeniz gereken”, sorumluluğunu duyacağınız bir kitabınız olsun.
- Günlük veya haftalık kitap okuma saatleri belirleyin. Haftada 5 saat örneğin, günde yarım saat de okusanız, bir gün 1 saat de okusanız haftalık okuma hedefinize ulaşın.
- Aynı kitaba bir arkadaşınızla aynı anda başlayın ve kendi aranızda yarışın.
- Çocuklarınıza da aynı taktiği istediklerini onlara vermek için kullanabilirsiniz. Bir arkadaşıyla aynı anda kitaba başlatabilir, bir yere gitmek istediğinde önce bu kitabı bitir bana anlat diyebilirsiniz.
Ek öneriler olarak;
YanıtlaSilRıfat Ilgaz kitapları, Rober Haddeciyan- Tavan, Dan Brown- Dijital Kale, Mine Söğüt- Beş Sevim Apartmanı, Ömür İklim Demir- Muhtelif Evhamlar Kitabı.