Bu replik, İkimizin Yerine adlı filmde, kendisinin sadece kardeşine tedavi amaçlı doğurulduğunu öğrenen Çiçek tarafından evi terkederken söyleniyor.
Öyle doğru ki zaman zaman bu cümle. İnsanı en mutlu eden, huzur veren yer neresiyse, en üzen, en yoran en acımasız olan da orası oluyor.
Köleleri gibi olduğunda mutlu olurlar sanıyorsun, istedikleri gibi yaşadığında mutlu olurlar sanıyorsun.
Kendi mutluluğum için yaşadığımda mutlu olurlar sanıyorsun.
Püf nokta da burada işte. Niye onları mutlu etmek için yaşıyoruz?
Her yaptığımızda her kararımızda onların kararı onların düşünceleriyle yaşıyoruz.
Bunu yapsam annem ne düşünür, bu babama ne kadar ters aslında. Falan...
Ya sen sensin, seni sen oluşturdun, seni yaşadıkların oluşturdu. Neyden zevk alıyorsun neyden mutlu oluyorsun onu yaşa.
Yok! Olamıyorsun işte. Adım atamıyorsun ya.
Öyle bir yorgunluk bitkinlik veriyorki insana manevi ailevi sorunlar. Cebinde paran da olsa, aşkın da olsa, arkadaşın da olsa, istediğin yere çıkıp gitme özgürlüğüne bir türlü kavuşamıyorsun.
Çok düşündüm bu konuda, ben mi üşeniyorum, ben mi şöyleyim böyleyim.
Tamam belki biraz bunlar da var. Ama en büyüğü aileye karşı sorumluluk. Bu bilinç olduğu müddetçe gittiğimiz yerde de mutlu olamıyoruz ki zaten.
Ezelden beri bu böyleydi. Paralar arkadaşlar ayarlayıp kalmalı 4-5 günlük yerlere giderdik. Gittiğimiz yerden evi arayıp onların iyi olduğunu bizi yargılamadıklarını, eğlenin kızım eğlenmenize bakın, dediklerini duymadan biz orada rahatça eğlenemezdik. En azından ben böyleydim.
Niye bu kadar bağımlı oluyoruz?
Bağımlı olmayınca, sorgulayınca da vicdan yapıyoruz. Birine birşey olsa kendi yaptığımız kötü şeylerden dolayı ona o olmuş gibi düşünüyoruz.
Çocuklarınızı kendinize de aileye de bağımlı yetiştirmeyin. Bu öyle bir yük ki, nereye gitse, ne kazansa, ne yaşasa, kendini tamamen özgür hissedemiyor. Sizden o onayı almadan özgür hissedemiyor işte.
Kurtulunamıyor bu duygudan.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder