30 Haziran 2020

Kimse Yerini Bilmesin. Herkes Sevmeyi Bilsin

Kadınları yüceltmek için yapılan şeyler bir tek bana mı itici geliyor?
"Erkek yerini bilsin." "Kadınlar öldürülüyor." "Kadınlar şiddet görüyor." "Kadınlar ikinci planda"
Vs. söylemler sadece bize bunları hatırlatıp rahatsız etmekten başka bir işe yaramıyor.
Şahsen benim için öyle.
Hatırlar mısınız bilmem, eskiden sokak hayvanlarına çok fazla kötü davranan insan vardı.
Çocuklara bile kediye tekme atmak falan gösterilirdi. Taş atılırdı.
Parklarda köpeklere tekme atıldığına çok kez şahit olurduk. Kavga ederdik.
Şimdi bunlar büyük oranda azaldı.
Sosyal medya aracılığıyla herkes kedi sever köpek sever oldu.
Farkında mısınız? Peki Neden?
Çünkü sosyal medya tatlı kedi ve sevimli köpek videolarıyla dolu.
İnsanlar neyi görürse onu yapıyor!
Hepimiz eksiğiz belki hepimiz bir şeyin doğrusunu arıyoruz.
Ve çoğunluk ne yapıyorsa ona uyuyoruz!
Sosyal medyada hayvanların yüceltildiğini gören herkes hayvansever olmaya başlamadı mı?
Eskiden belediyelerin hiç ilgilenmediği hayvanlar için şimdi küçük evler ve mama kapları bırakılmıyor mu?
Gelmeye çalıştığım konu şu;
Kadınlar hakkında da, iyi niyetle çıktığınız yolda bize kötülük yapmayın. 
Sürekli olumsuz olayları, söylemleri, dövülmeleri, öldürülmeleri paylaşmak, bunları gözümüze sokmak yerine,
Kadına nasıl davranılması gerektiğini çok güzel bilen baba adamlardan örnekler paylaşın.
Güzel seven adamları paylaşın.
Kötülükleri sokmayın burnumuza.
Zaten algı yönetimi tam olarak öyle bir şey.
Ne görürse bu halk onu normal sanacak.
Kimse rahatsız olup acıyıp yapacağı eylemden vazgeçmeyecek.
Ama siz güzel sevenleri örnek verdikçe,
Gözümüze onları soktukça, insanların algıları değişecek.
Tıpkı sokak hayvanlarında olduğu gibi.
Üzüm üzüme baka baka kararır, diye bir söz yok mu?
İşte bu da bu durumu çok güzel özetliyor bence.
Güzel şeyleri sokun insanların gözüne.
Örnek davranışları sokun.
Onların beğeni aldığını çok paylaşıldığını gördükçe insanlar da güzel sevmeyi öğrensin.
Bırakın sövmeye, dövmeye, ikinci plana atmaya özenmesinler.
Bunu normal sanmasınlar.
Güzel sevmeye özensinler. Dillere destan aşk yaşamaya özensinler.
Müslüm babanın Muhterem Nur'a olan aşkını, saygısını anlatın mesela.
Orhan Gencebay'ın hikayesini,
Neşet Ertaş'ın, Aşık Veysel'in nasıl güzel sevebildiğini anlatın.

Bırakın güzel şeylere özenelim, bilinç altımız güzel hikayelerle dolsun.
Kötülükleri görmeyelim. Görmezden gelmek değil bu.
Kötülükleri öğrenmek istememek.
İzin verin öğrenmeyelim kötülükleri.
Güzellikleri öğrenelim, güzellikleri yayalım.
Biz bunu yapabilecek güce sahibiz bence.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder