26 Ocak 2014

Tasmalar

Evden çıktığımda karşımda gördüğüm ilk şey; karşı binanın önünde bağlı duran köpeğin sessiz bir şekilde boynundaki tasmadan kurtulmaya çalışmasıydı. Bu manzara yeni bir şey değildi tabii ki, bir sürü bağlı köpek gördüm; hepsi ya bağırır, ya koşar ipi yetmez durur, ipine ve bağlı olduğu yere bakar oturur, veya kuyruk sallar, zıplar eder v.s şekilde hareketli ve seslilerdi. Bu sefer ki manzara farklıydı, dikkatimi çeken şeyde buydu zaten; bu gördüğüm köpek, bağlı olduğunun ve tasması olduğunun farkındaydı, bundan bağırarak veya koşup ipi çekiştirerek şikayet de etmiyordu. Durumu kabullenmiş ve sessiz bir şekilde içinde bulunduğu ve hoşuna gitmeyen durumdan, o tasmadan kurtulmaya çalışıyordu.


Yanından geçerken hem uzun uzun ona baktım hem de o sırada diğerlerini düşündüm, yani bizleri… Tasması olduğunun farkında olmadan bağırıp, çağıran, şikayet eden mutsuz insanları… Koşmak isteyip, ipinin yetmediği yerde durup evine dönenleri… “Tek sorunumuz o tasma ile bir yere bağlı olmak işte aslında.” dedim. Bir yere ait hissetmenin verdiği o güven duygusu ve bu güven duygusundan vazgeçememeden dolayı kısıtlanan bir hayat, kabullenilmiş ama aslında istenmeyen durumlardı tek sorun. Ve bu bizim tasmamızdı. Tasması olduğunun farkında olanlar zaten sessizce bir köşede ondan kurtulmaya çalışıyorlar, sürekli sorguluyor, ne yapabileceğini düşünüyor ve ona göre hareket ediyor. “Burada güvendeyim, yemeğim, suyum geliyor. Tasmayı bırakır kaçarsam bunları kendim bulmak zorunda kalacağım, en iyisi bu küçük alanda yaşamaya devam edeyim.” demiyor! Tıpkı sabah ki köpeğin o saatte ki davranışı gibi…


Tüm bunlara bu gözle bakabildiğim için bir an şanslı hissettim kendimi, iyi ki dedim Felsefe bölümünde ısrar etmişim, onun  sayesinde sorgulamayı hiç bırakmamış oldum, hiçbir dala konamadım, ne fanatik bir takım taraftarı, ne bir parti taraftarı, ne tek bir düşüncenin sonsuz savunucusu, ne tek bir dinin sonsuz sahiplenicisi olmadım, olamadım hiçbir zaman. Aile ile olan bağım dışında hiçbir tasma edinmemişim aslında, hiçbir dala konmamışım dedim. İyi ki böyle yapmışım, çünkü uçmak gayet güzel, sadece; uçmanın ne olduğunu bilerek yürüyor olmak kötü. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder