8 Nisan 2021

Sizin "Kötü"nüz Olabilirim

 İyi çocuk olmaktan yorulmuşum.


Canım kendim dediğim bir gün bitiriyorum bugün. O kadar öfkeli anlarımı içime attım ki bugün. Sırf birilerini kırmim diye.

Kırmamam için böyle olmam öğretildi çünkü. Daha doğrusu tolere etmek öğretildi. 

Peki öfkemin altında yatanlar ne olacak?

Farkettiğim şey şu oldu.

Arkadaş çevremde bambaşka, 

İşyerinde bambaşka,  

Evde bambaşka anlatılan biriydim ben. Şimdi eşitleniyorum her yerde  ve her yerde iyi olmaya çalışıyorum.  

Aslında yorulmuşum. İyi olmaya çalışmaktan yorulmuşum. 

Yani sizin "iyi"niz olmaktan. 

Benim iyi anlayışım sizin kötü veya geniş dediğiniz bir anlayış çünkü.


Hep uzun yaşamayacakmışım gibi gelir. 

Ama bunun için hiç hızlı da yaşamam. 

Beklerim mal gibi bana gelecek olan güzel günleri. 

O güzel günler de gelince bedelli gelir ya. Neyse. 

Öyle mutluluklar yaşadım ki, hepsinin acı bedelleri oldu. O mutlulukların sonunda bu olacak diye baştan söyleseler tercih eder miydik acaba? Kim bilir, belkide ederdik. Ufacık bir an kendimiz olmak, kötü adlandırılan kendi "iyi"miz olmak isterdik. 

Kendimizi yaşamaya o kadar hasret kalmışız ki, o ufacık an'a hasretiz işte. Acıya rağmen. 

Bugünün öfkesinin altında yatan sebep buydu işte. 

İyi olmak istemiyordum ben. Sizin "iyi"niz olmak istemiyordum. 

Kendimi tanımaya başladığımdan beri her zevk aldığım, sevdiğim şey yargılandı. Ötekileşti. Çok acayip şeymiş gibi gösterildi. 

Bugün bile hala onun etkisindeyim. Kendi hobimden özgürce bahsedemiyorum ya. Hobim hobim! Benim özgür alanım ya! 

Aşmış olmama rağmen bazı şeyleri, iş dile gelince hep garip birşeymiş, söylememem lazımmış gibi geliyor. 

Mücadele ediyorum yıllardır sizin "iyi"lerinizin içinde kendiliğimle var olmak için. 

Yoruldum ama artık. Kötülükse benim isteklerim. Kötü olmayı seçmek istiyorum. 

Ki filozoflar; başkasına zararı olmayan özgürlüğün kötülük olmadığını söylerler. Benim kötülüğümün de zararı bana! 

Bırak kendi kötülüğümün cezasını ben çekeyim. 

Bırak o her koyun gibi bende kendi bacağımdan asılayım. 

Ama özgür asılayım be!

O sürüden ayrılmış, yanına birkaç tane de dost edinmiş çayırlara, dağlara koşan bir renkli bir koyun olarak asılayım.

Bugün ağzımdan şu cümle çıktı; ya her şey böyle gidecekse? Ya bugünüm hiç değişmeyecekse? O zaman yaşamama da gerek yok Allahım, eğer boşuna dua ediyorsam, hayalleri boşuna kuruyorsam, kaderim böyle yaşayıp ölmekse, uzun yaşamama gerçekten gerek yok. 

Belkide bunu söylediğim için kaderim gerçekten böyle ise sonum da böyle olacak. Kimbilir. 

İnançlarım da sarsılıyor artık. Özür dilerim Allahım. 

Ama ben gerçekten çok yoruldum! 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder