Sana dökecek gözyaşım kalmamış artık.
Yüzün gözümün önüne geldiğinde, bakışın gözümün önüne geldiğinde dökeceğim son birkaç damlayı da dökmüşüm geçtiğimiz günlerde.
Dün yüzün, o diğerlerinin arasından bana bakışın geldi yine gözümün önüne.
Öylece baktım o boşluğa. Dolmadı gözlerim. Acımadı içim. Kabarmadı kalbim.
Yabancı gibi öylece baktım bende sana. Yabancılaşmışsın demek ki. Şükür yabancılaştırmışım artık seni.
Bugün sabahtan beri içimde olan üzüntünün sebebi neydi bilmiyorum. Ama sen değilmişsin Ozi. Yeni bir şeye yelken açacaktım yine kafamdaki senden kurtulmak için kaptırmaya başlamıştım kendimi bir şeylere. Ama bana aynı huzursuzluğu aynı üzüntüyü yaşattı. Nasıl 1 aylık şey bu kadar etkileyebilir ki dedim? Aynı yerlere dokunmuştu demek ki Ozi. Senin dokunup hassaslaştırdığın yerlere...
Artık oraya ufacık bir dokunma, bana aynı üzüntüyü yaşatabiliyor demekki Ozi.
Onu uyaracak kişilerin kahrını çekecek olsam senin kahrını çekerdim dimi?
Ya da sen benimkini çekerdin.
Biz birbirimizin kahrını çekemedik Ozi.
Bu hassaslaşma ne zaman son buluyor bilmiyorum.
Bu evrenin bi sonu yok mu?
Sonraki aşamaya neden geçemiyorum ben hiç? O güven ve huzurun aşılandığı ve hiç araşmasan da iyi hissettiğin evreye neden geçemiyorum?
Seninle geçtiğim zamanlarda kaybettiğim bu özelliği geri ne zaman kazanıcam ben Ozi? Bunun hesabını bana kim verecek?
Bende yaratılan bu boşlukların, yaraların ve devamındaki ilişkilerimi de yaralayan şeylerin hesabını ben kimden soracağım.
Çok yoruldum uğraşmaktan. Baskalarının gel gitli ve kalıcı olmak istemeyen halleri bu kadar belliyken, yalanlarıyla mücadele etmekten çok yoruldum. Bende kalmak istiyorum artık. Bir yerde, bir kişide, bir anda, bir evde kalmak istiyorum.
Gitmek istemiyorum bir yere artık. Kendi huzurlu dünyamda kalmak istiyorum.
Ben senin yanında çiçek açıyordum, sende benim yanımda. Açılan o çiçeklerimizin yapraklarını da yine biz kopartıyorduk ama, ben senin açılan çiçeğini sulamıyordum, sende benim açan çiçeklerimi koparıyordun. Köklerimizi kurutamadık belki ama, birbirimizi kuruttuk be Ozi.
Yeşillenen güzelim ilişkiyi, sararttık soldurduk. Hiç iyi bakamadık biz çiçeklerimize Ozi. Ne ben sende kalmayı becerebildim ne de sen tutunabildin bana.
Ne olursa olsun kalmak nedir bilemedik biz Ozi. Öğrenemedik de.
Kaçmayı ve yalnızlığımıza tutunmayı seçtik, arkamızdan üzülmeyi, aklımıza geldikçe "olmazdı, olmuyordu, bitti artık işlemiyor o demir" diye söylenmeyi seçtik.
Evet hepsini biz seçtik. Sen seçtin, ben seçtim.
Dökecek gözyaşım kalmamış dedim ama, bunu yazarken yine sular sellere karıştım Ozi. Neyseki maske ve gözlük var, otobüste şarkı dinlerken ağladığım belli olmuyor Ozi.
Neyseki hava sıcak da, maskenin ıslaklığını ter sanıyorlar Ozi.
Bugün de becerdim seni saklamayı herkesten.
Bugün de becerdim seni bitirdiğimi çevreme ispatlamayı...
Ne güzel bitirmişim ama seni dimi Ozi?
Yazmasaydım hiç bitiremezdim ki...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder